12 Ocak 2026 Pazartesi

Asi-Der, 7000 Yıllık Geleneğe Yakışır Buluşma-Yılmaz Parlar

 

Asi-Der’den 7000 Yıllık Geleneğe Yakışır Yeni Yıl Buluşması: Umut, Dayanışma ve Kültür Aynı Sofrada

Kadim Antakya’nın Ruhu Yaşatıldı

Asi-Der Derneği, Geleneksel Yeni Yıl Buluşması “Ras es-Seni (Kuzelle)” etkinliğini 10 Ocak 2025 Cumartesi akşamı La Quinta by Wyndham Otel’de görkemli bir organizasyonla gerçekleştirdi.

Sıcak bir atmosferde geçen buluşmada, ASİ-DER üyeleri, iş insanları ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi.

Gecede; yemeğin, müziğin, eğlencenin, hüznün ve binlerce yıllık söylencelerin aynı sofrada buluştuğu anlamlı bir dayanışma atmosferi yaşandı.

Kadim Antakya’nın 7000 yıllık kültürel mirası, Süleyman Can Aslanyürek Orkestrası’nın eşsiz performansıyla yeniden hayat buldu.

Etkinlikte ayrıca 2025 yılı içerisinde üstün hizmet gösteren kişi ve kurumlara plaket takdim edilerek emek ve fedakârlık onurlandırıldı.

Tevfik Usluoğlu’ndan Birlik ve Umut Vurgusu

Asi-Der Derneği Başkanı Tevfik Usluoğlu, açılış konuşmasında salonda bulunan davetlileri sevgi ve saygıyla selamlayarak şu mesajı verdi:

“Bu yıla mirasımıza duyduğumuz şükran ve fark yaratma konusundaki yenilenmiş kararlılığımızla giriyoruz,”

“Bu gecede yalnızca bir yıl değişimini değil; umudu, dayanışmayı ve insanlık erdemini birlikte taşıyoruz. Kültürümüzü, inancımızı, geleneklerimizi ve kardeşliğimizi yaşatmak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Arap’ıyla, Alevi’siyle, Sünni’siyle tüm halkların barış içinde yaşadığı bir dünya idealini büyütmeye devam edeceğiz.”

Hep birlikte daha güçlüyüz

Usluoğlu ayrıca derneğin özellikle deprem sonrası yürüttüğü destek çalışmalarına dikkat çekerek, toplumsal dayanışmanın sürekliliğinin önemini vurguladı. “Hedeflerimiz arasında dil ve eğitim programlarını genişletmek, öğrenciler için bursları artırmak ve toplumumuzun yaşlı ve dezavantajlı üyelerine yönelik desteği güçlendirmek yer alıyor.” Konuşması, salonda büyük alkış aldı.

Asi-Der, Yardımlaşan, Birleştiren ve Kültürü Yaşatan Güç

Asi-Der Derneği yalnızca bir kültür derneği değil; insanı merkeze alan, farklılıkları bir araya getiren ve toplumsal dayanışmayı büyüten güçlü bir sivil toplum yapısı olarak öne çıkıyor.

Almanya’daki örgütlenme çalışmalarıyla sesini daha geniş kitlelere duyuran dernek; kültürel mirası yaşatmanın yanı sıra, zor zamanlarda dayanışma ağları kurarak toplumun yanında olmaya devam ediyor.

Bu anlamlı gece, Asi-Der’in birleştirici ruhunun ve Tevfik Usluoğlu’nun vizyoner liderliğinin güçlü bir yansıması oldu.

Geleceğe Taşınan Umut

Etkinlik, katılımcıların müzik eşliğinde coşkuyla kutlaması, dostlukların pekişmesi ve ortak değerlerin paylaşılmasıyla sona erdi.

2026 Vizyonunu Belirledi

Asi-Der ailesi, önümüzdeki yıllarda da kültürü yaşatan, toplumu buluşturan ve umudu büyüten etkinliklerle yoluna kararlılıkla devam edeceğini ilan etti.

yilmazparlar@yahoo.com

9 Ocak 2026 Cuma

8. Yılında Kadın Girişimciliğinin Yıldızları Belirlendi-Yılmaz Parlar

  

Kadın Girişimciliğine Güçlü Destek

Sekiz yıldır aralıksız düzenlenen zirve, kadın girişimciliğinin görünürlüğünü artırırken, kültürel mirasın ekonomik ve toplumsal kalkınmadaki rolüne de dikkat çekti. Etkinlik, kadınların liderlik, üretim ve sürdürülebilirlik alanlarında üstlendiği öncü rolü bir kez daha gözler önüne serdi.

Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından bu yıl 8’incisi düzenlenen Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi ve Ödül Töreni, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından kadın girişimcileri bir araya getiren zirve, deneyim paylaşımı ve ilham verici başarı hikâyelerine sahne oldu.

Kültürel Miras temasıyla düzenlenen zirve ve ödül töreni, 8 Ocak 2026 Perşembe günü İstanbul Taksim Elite World Hotel’de yapıldı. Zirve kapsamında 520 başvuru arasından seçilen 25 kadın girişimci ve kurum ödüle layık görüldü.

Celal Toprak, “Artık Kadınların Devri Olsun”

Zirvenin açılış konuşmasını yapan YAPDER Başkanı Celal Toprak, kadınların yönetimde ve girişimcilikte daha fazla söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.

Toprak konuşmasında,
“Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi’ni düzenlemeye karar verdiğimizde kendimize bir söz verdik: Artık kadınların devri olsun. Kadınlar yönetsin dünyayı.

Erkeklerin yönettiği dünyanın geldiği noktayı hepimiz görüyoruz. Bu anlayışla sekiz yıldır kadın hareketine destek vermekten büyük gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Senur Akın Biçer, “Kültürel Miras Geleceği İnşa Etmektir”

Zirve Başkanı ve Arnica Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer ise kadın girişimcilik ekosisteminin her geçen yıl daha da güçlendiğine dikkat çekti.

Biçer, bu yılın ana teması olan Kültürel Miras’a ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Kültürel miras sadece geçmişin değil, geleceğin de yapı taşıdır. Yerel değerleri, üretim kültürünü ve tarihsel hafızamızı iş modellerimize yansıttığımız ölçüde sürdürülebilir başarı elde edebiliriz.

Kadın girişimcilerin bu değerleri ekonomik ve toplumsal alana taşıması büyük bir fark yaratıyor. Bugün attığımız her adım, geleceğin kültürel mirasını da oluşturuyor.”

Kadın Hareketinin Yıldızları Ödüllerini Aldı

Zirve kapsamında düzenlenen ödül programında, alanlarında uzman 100 kişilik jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 25 isim ve kurum ödül almaya hak kazandı.

Ödül Alan İsimler ve Kategorileri Şöyle;

Sultan Tepe – Kadın Gazeteciler Özel Ödülü

Fatma Aydoğdu – Kadın Gazeteciler Özel Ödülü

Ayşe Arman – Jüri Özel Ödülü

Nazan Eke – Liderlik

Emine Yılmaz – Bilime Katkı

Gaye Amus – Çevreye Katkı

Ayça Öksüz – Kadın Hareketine Katkı

Aslı Tanuğur Samancı – Farkındalık Yaratma

Dilek Öztiryakı – Gastronomide Başarı

Hilal Erben – Kırsalda Başarı

Aylin Şen – Markalaşmada Öncü

Berin Kileci – Üretkenlik

Esra Üzel Yüncüler – Sosyal Girişimcilik

Işılay Reis Yorgun – Tarımda Başarı

Seçil Yurtseven – Sürdürülebilirliğe Katkı

Sinem Yılmaz – Topluma Katkı Sağlama

Gülnur Uluğ – Banu Arıduru Gastronomi Özel Ödülü

Meryem Betül Özkardeş – Yaratıcılık

Ebru Şener – Yurt Dışında Ülkemize Değer Katma

Fatma Dilek Tecirli – Rol Model Olma

Özgen Kart – Teknolojide Başarı

Sena Oğuz – Yönetime Katılım

Dr. Öykü Korkmaz – Sivil Topluma Katkı

Ayla Taşçıoğlu – Yenilikçi

ZÜCDER Gençlik Komitesi – Sivil Toplum Hareketi

yilmazparlar@yahoo.com

6 Ocak 2026 Salı

UTİKAD 2025’i Değerlendirdi-Yılmaz Parlar

  

UTİKAD 2025’i Değerlendirdi, 2026 İçin Yol Haritasını Açıkladı

UTİKAD, Lojistik Artık Sadece Taşımacılık Değil, Türkiye’nin Stratejik Gücüdür

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD), lojistik sektörünün 2025 yılına ilişkin kapsamlı değerlendirmesini ve 2026 yılı beklentilerini, 6 Ocak 2026 Salı günü Radisson Blu Hotel Şişli’de düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı.

Toplantıda konuşan UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, lojistik sektörünün artık yalnızca taşımacılık faaliyetlerinden ibaret olmadığını vurgulayarak, “Lojistik; üretimin, ticaretin ve ekonominin sürekliliğini sağlayan stratejik bir yapı haline gelmiştir” dedi.

2025, 12 Ayda 50 Aylık Gelişmenin Yaşandığı Bir Yıl Oldu

2025 yılını “özel ama zorlu” bir yıl olarak tanımlayan Engin, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gerilimler, Kızıldeniz krizi, navlun dalgalanmaları ve tedarik zinciri kırılmalarının lojistik sektörünü derinden etkilediğini ifade etti.

“Geride bıraktığımız yıl, lojistik açısından adeta hızlandırılmış bir film gibiydi. Riskler kadar fırsatları da içinde barındıran bir dönem yaşadık.”

Deniz Taşımacılığında Yeni Normal,  Belirsizlik ve Dalgalanma

Kızıldeniz’deki güvenlik risklerinin üçüncü yılına girdiğine dikkat çeken Engin, bu durumun deniz taşımacılığında kalıcı etkiler yarattığını belirtti. Alternatif rotaların uzayan transit süreleri ve artan sigorta maliyetleri nedeniyle maliyet baskısının yükseldiğini vurguladı.

Navlun piyasasında ani yükselişler ve sert düşüşlerin 2025’in karakteristik özelliği olduğunu ifade eden Engin, uzun vadeli kontratların zayıfladığını, spot piyasanın öne çıktığını ve öngörülebilirliğin ciddi şekilde azaldığını söyledi.

E-Ticaret ve Hava Kargo Rekor Kırdı

2025 yılında e-ticaret kaynaklı yük hacminde rekor artış yaşandığını belirten Engin, Türkiye’de e-ticaret hacminin 6 milyar adet sevkiyata, sektörde faaliyet gösteren işletme sayısının ise 600 binin üzerine çıktığını açıkladı.

Kadın istihdamına da dikkat çeken Engin, e-ticaret sektöründe çalışanların yaklaşık yüzde 60’ının kadınlardan oluştuğunu vurguladı.

E-ticaretin etkisiyle hava kargonun stratejik bir taşıma moduna dönüştüğünü belirten Engin, 2026 yılında da bu güçlü konumun korunacağını öngördüklerini söyledi.

Yeşil Lojistik Artık Tercih Değil, Zorunluluk

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) 2025 itibarıyla sahaya indiğini belirten Engin, sürdürülebilirliğin artık rekabetin ön koşulu haline geldiğini ifade etti.

“Karbon performansı artık yalnızca çevresel değil, ticari bir kriterdir. Pazara erişim, sözleşme koşulları ve maliyet yapıları doğrudan etkilenmektedir.”

Orta Koridor’un Kalbi Türkiye

Türkiye’nin Orta Koridor’daki stratejik rolüne dikkat çeken Engin, Türkiye’nin Orta Asya ve Türk Cumhuriyetleri ile ticaret hacminin 11 milyar dolara ulaştığını hatırlattı.

Altyapı yatırımları, gümrük mevzuatının sadeleştirilmesi ve demir yolu entegrasyonunun güçlendirilmesi halinde bu rakamın çok daha yukarı taşınabileceğini belirtti.

Demir Yolu ve Liman Entegrasyonu Vurgusu

UTİKAD Başkanı, limanların kara ve demir yolu entegrasyonunun güçlendirilmesinin maliyet avantajı ve verimlilik açısından kritik olduğunu vurguladı. Kombine taşımacılığın Türkiye’nin coğrafi avantajlarını en etkin şekilde kullanmanın anahtarı olduğunu ifade etti.

Nitelikli İnsan Kaynağı En Kritik Başlık

2026 gündeminde insan kaynağının özel bir yer tuttuğunu belirten Engin, sürücü açığı, gümrük personeli ihtiyacı ve dijital yetkinliklerin artırılması konularının sektörün geleceği açısından belirleyici olacağını söyledi.

UTİKAD’ın kadın istihdamı, üniversite iş birlikleri, staj ve mentorluk programları ile sektöre nitelikli iş gücü kazandırmaya devam edeceğini ifade etti.

UTİKAD 40. Yılını 2026’da Kutlayacak

2026 yılının UTİKAD için özel bir yıl olduğuna dikkat çeken Engin, derneğin 40. kuruluş yılını kutlayacağını açıkladı. Bu kapsamda yıl boyunca çeşitli etkinlikler, projeler ve sektörel çalışmaların hayata geçirileceğini duyurdu.

2026 Meydan Okumalarla Birlikte Fırsatlar Yılı Olacak

Konuşmasını değerlendirme ve öngörülerle tamamlayan Engin, lojistik sektörünün pandemi sonrası kazandığı direnç sayesinde 2026’daki zorlukları avantaja çevirebilecek güçte olduğunu belirtti.

“Teknoloji, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve mevzuat uyumu ile Türkiye lojistik sektörü, ekonomiye katma değer üretmeye devam edecektir.”

yilmazparlar@yahoo.com

5 Ocak 2026 Pazartesi

Zafer Partisi 2026’ya İstanbul’dan Başladı -Yılmaz Parlar

  

İstanbul’dan Dünyaya Mesaj

Zafer Partisi 2026’ya İstanbul’dan Başladı Siyasetin Kalbi Yeniden Atıyor

Türkiye’nin kaderini belirleyen şehirde başlatılan bu hamle, yalnızca bir parti programı değil; İstanbul’un stratejik siyaset merkezi rolünün altını çizen güçlü bir siyasi mesaj olarak kayda geçti.

Bu açıklamalar, Ümit Özdağ’ın yalnızca iç politikada değil, küresel gelişmelerde de pozisyon alan, halkın ekonomik sorunlarını merkeze koyan, İstanbul’u stratejik bir siyaset üssü olarak gören çok yönlü bir lider profili çizdiğini gösteriyor.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Üsküdar İlçe Başkanlığı açılışının ardından yaptığı açıklamada, partinin 2026 çalışma yılını İstanbul’dan başlattığını ilan etti.

Özdağ, Genel Merkez kadrolarının önümüzdeki bir ay boyunca 39 ilçeyi kapsayan yoğun bir saha çalışması yürüteceğini belirtti.

İstanbul’da Yapılan Siyaset, Türkiye’yi Şekillendirir

10 milyona yaklaşan seçmen gücü ve tüm Türkiye’ye etki eden temsil kapasitesiyle İstanbul, Türkiye siyasetinin ana eksenini oluşturuyor.
Özdağ, İstanbul’un yalnızca ekonomik değil; sosyal, kültürel ve siyasi olarak da ülkenin yönünü tayin ettiğini vurguladı. “İstanbul’da siyaset yapmak, Türkiye’nin geleceğine yön vermektir” diyen Özdağ, Zafer Partisi’nin bu nedenle İstanbul çalışmalarına özel önem verdiğini ifade etti.

Halkın Gerçeğiyle Yüzleşen Lider

 Emeklinin Yanında Net TavırMaaş zamlarıyla derinleşen geçim krizi, siyasi tartışmaların değil, doğrudan halkın hayatının merkezinde yer alıyor.
SGK ve BAĞ-KUR emeklilerine yapılan yüzde 12,19’luk, memur emeklilerine verilen yüzde 18,61’lik zammı sert sözlerle eleştiren Özdağ, ortaya çıkan tablonun “sefaletin dokuzuncu yılı” olduğunu söyledi.

Büyükşehirlerde emeklilerin geceleri kamu binalarına sığınmak zorunda kalmasını “utanç verici” olarak nitelendirdi.

Özdağ, “Bu maaşlar insanca yaşamaya yetmez. Emekli, dul ve yetim bunu hak etmiyor” diyerek, halkın yaşadığı gerçekliğin yanında duran lider profili sergiledi.

Dünya Gündemiyle Uyumlu Sert Çıkış

Maduro Olayı ve Orta Çağ Benzetmesi

Uluslararası hukukun çöküşüne işaret eden gelişmeler, Özdağ’ın gündeminde önemli bir yer tuttu.
ABD Başkanı Trump’ın Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’ya yönelik tutumunu değerlendiren Özdağ, dünya basınında yer alan yorumlarla örtüşen bir çizgi izledi.

Özdağ, bu süreci “modern devletler sisteminin tasfiyesi” olarak nitelendirerek, 1648 Westfalya düzeninin fiilen yok sayıldığını ifade etti.

Maduro’nun dünya basını önünde teşhir edilmesini sert biçimde eleştiren Özdağ, bunun Orta Çağ uygulamalarını hatırlattığını söyledi. Bu çıkış, Özdağ’ın küresel gelişmeleri yakından izleyen, dünya görüşü olan bir lider profili çizdiğini ortaya koydu.

Hukuk Aykırılığa Alkış Tutup Hukuktan Bahsedemezsiniz

Avrupa Birliği’nin çifte standardı, Özdağ’ın eleştirilerinin hedefindeydi.
Maduro’nun yakalanmasını alkışlayan AB ülkelerinin, Grönland konusunda “hukuka aykırılık” vurgusu yapmasını trajikomik olarak değerlendiren Özdağ, Danimarka Başbakanı’na açık çağrıda bulundu.

İran Uyarısı, Türkiye Sınırı İçin Hayati Tehlike

Bölgesel krizlerin Türkiye’ye etkisi, Zafer Partisi’nin güvenlik perspektifinde kritik başlık olmaya devam ediyor.
İran’daki toplumsal huzursuzluğun iç savaşa evrilmesi ihtimaline dikkat çeken Özdağ, milyonlarca Afgan sığınmacının Türkiye sınırına yönelme riskine karşı hükümeti uyardı. “3-4 metrelik duvarlar yeterli olmaz” diyen Özdağ, caydırıcı önlemlerin derhal artırılması gerektiğini vurguladı.

PKK-YPG Gerçeği, Söylenenlerle Sahadaki Durum Aynı Değil

Suriye’deki gelişmeler, Özdağ’a göre Türkiye aleyhine ilerliyor.
YPG’nin taleplerinin açık olduğunu söyleyen Özdağ, örgütün silah bırakmaya niyeti olmadığını, üniter devlet yapısını reddettiğini belirtti. Cumhur İttifakı’nın kamuoyuna yaptığı açıklamalarla sahadaki gerçekler arasında ciddi bir çelişki olduğunu vurguladı.

İstanbul’da Bir Ay, Halkla Yüz Yüze, Sorunlarla Birebir

Uzun süre İstanbul’da sahaya inme kararı, klasik siyaset anlayışının dışına çıkan bir yaklaşım olarak dikkat çekiyor.
Özdağ, pazar yerlerinden AVM’lere, STK’lardan kanaat önderlerine kadar geniş bir temas ağı kuracaklarını belirtti. İstanbul’un sorunlarını dinleyip çözüm önerilerini anlatacaklarını ifade etti.

Tertemiz Türkiye Projesi, Suçun Sıklet Merkezi İstanbul

Uyuşturucu, sanal kumar ve organize suçla mücadele, Zafer Partisi’nin temel iddialarından biri.
Özdağ, İstanbul’un bu suç türlerinde en ağır yükü taşıdığına dikkat çekerek, mücadelenin merkezinin de İstanbul olması gerektiğini söyledi. Mevcut operasyonları yetersiz bulan Özdağ, “Baronlara dokunmayan mücadele başarı getirmez” dedi.

yilmazparlar@yahoo.com

24 Aralık 2025 Çarşamba

İhracatta Stratejik Hamle-Yılmaz Parlar

  

İhracat Akademisi, İstanbul’da Güçlü Bir İş Birliğiyle Hayata Geçiyor

Ticaret Bakanlığı, İTO ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Güçlerini Birleştirdi

Ticaret Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen İhracat Akademisi, İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Ticaret Üniversitesi iş birliğiyle yeni bir boyut kazandı.

Türkiye’nin ihracat vizyonuna nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hedefleyen Eğitim İşbirliği Protokolü, 23 Aralık 2025 Salı günü İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Ahî Çelebi Kampüsü’nde düzenlenen törenle imzalandı.

Törene; Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan AğarİTO Başkanı Şekib Avdagiçİstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek katıldı.

Akademi İle Ekonomik Kalkınma Aynı Hedefte Buluşuyor

Prof. Dr. Necip Şimşek,

 “İhracat Akademisi, Bilginin Sahaya Taşınmasının Güçlü Bir Örneğidir”

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek, konuşmasında üniversite–kamu–iş dünyası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, İhracat Akademisi’nin yalnızca bugünün değil, geleceğin ekonomik dönüşümüne de cevap verecek stratejik bir yapı olduğunu vurguladı.

Üniversitenin “iş dünyasının üniversitesi” anlayışıyla hareket ettiğini ifade eden Prof. Dr. Şimşek, sürekli eğitim merkezi, araştırma merkezleri ve teknoloji transfer ofisi aracılığıyla akademik bilginin katma değere dönüştürüldüğünü belirtti. İhracat Akademisi kapsamında verilecek eğitimlerin, uygulama temelli ve istihdam odaklı bir yaklaşımla yürütüleceğini söyleyen Şimşek, iş birliğinin küresel rekabeti okuyabilen ihracatçı insan kaynağının yetişmesine önemli katkı sunacağını dile getirdi.

Nitelikli İnsan, Güçlü Türkiye Demektir

Dr. İsrafil Kuralay, “Bu Proje Ülkemizin Uluslararası Gücünü Artıracak”

İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, protokolün devlet, oda ve üniversite iş birliğinin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Hayat boyu öğrenme anlayışıyla nitelikli insan yetiştirmenin temel hedefleri olduğunu belirten Kuralay, İhracat Akademisi’nin hem istihdam kalitesini artıracağını hem de Türkiye’nin uluslararası ticarette daha güçlü bir konuma gelmesine katkı sağlayacağını söyledi.

İhracat, Türkiye’nin Tarihi Ve Stratejik Sorumluluğudur

Şekib Avdagiç, “İhracat Akademisi, İstanbul’dan Dünyaya Açılan Yeni Bir Kapıdır”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’un tarih boyunca uluslararası ticaretin merkezi olduğuna dikkat çekerek, İhracat Akademisi’nin bu mirası akademik bir zeminde geleceğe taşıyacağını belirtti. İTO’nun uzun yıllardır sürdürdüğü “İhracata İlk Adım” projelerinin önemli başarılar sağladığını hatırlatan Avdagiç, yeni iş birliğiyle bu başarının daha da büyüyeceğini vurguladı.

Avdagiç, gençlerin ihracata yönlendirilmesi ve nitelikli eğitimle desteklenmesinin Türkiye’nin dış ticaret açığının azaltılmasında kritik rol oynayacağını ifade etti.

İhracat Akademisi, Türkiye’nin Küresel Ticaret Yatırımıdır

Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar,

 “Bu Akademi Bir Eğitimden Fazlasıdır”

Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar, Türkiye’nin mal ve hizmet ihracatında 393 milyar doları aşan bir hacme ulaştığını belirterek, küresel belirsizliklere rağmen ihracatta güçlü bir performans sergilendiğini söyledi. İhracat Akademisi’nin, teoriyi pratikle buluşturan yapısıyla Türkiye’nin küresel ticaretteki rekabet gücünü artıracağını vurgulayan Ağar, bugüne kadar yüzlerce mezun veren akademinin, insan kaynağı yatırımının somut bir göstergesi olduğunu ifade etti.

İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin akademiye katılımıyla ihracat seferberliğinin daha da güçleneceğini belirten Ağar, imzalanan protokolün Türkiye’nin dijitalleşme, inovasyon ve markalaşma yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi.

İhracat Eğitiminde Yeni Dönem

İmzalanan Eğitim İşbirliği Protokolü ile İhracat Akademisi kapsamında;

uygulama odaklı ihracat eğitimleri,

küresel pazarlara yönelik stratejik bilgi aktarımı,

finansman, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve markalaşma başlıklarında nitelikli programlar hayata geçirilecek.

Bu iş birliğiyle İstanbul, ihracat eğitiminde bölgesel ve küresel bir merkez olma yolunda önemli bir adım attı.

yilmazparlar@yahoo.com

17 Kasım 2025 Pazartesi

İTO Kasım 2025 Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

  

İTO Başkanı Avdagiç’ten Kur Geçişkenliği

2026 Ekonomi Vizyonu: “Denge Sinyalleri Güçleniyor

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Kasım 2025 Meclis Toplantısı’nda yaptığı değerlendirmelerde, Türk lirasının değer kaybının fiyatlar üzerindeki etkisinin zayıfladığına yönelik TCMB tespitinin, ekonomi yönetiminin kararlı adımlarının bir sonucu olduğunu belirterek, “Bu durum kur-enflasyon ilişkisinde bozulan dengenin yeniden tesis edildiğine işaret ediyor” dedi.

TL’deki değer kaybının etkisinin sınırlanması, kur geçişkenliğinin düştüğünü gösteriyor

Avdagiç, Merkez Bankası’nın son dönemde öne çıkardığı “kurun enflasyon üzerindeki baskısının zayıfladığı” görüşünü önemsediklerini belirterek şunları söyledi:

“Bu tablo, döviz kuru ile enflasyon arasındaki uzun süredir bozulmuş korelasyonun yeniden rayına oturduğuna dair önemli bir işaret niteliğinde. 2026’ya adım atarken fiyat istikrarı açısından umut veren bir gelişme.”

Yeni ticaret düzeni Türkiye’ye stratejik fırsatlar sunuyor

Küresel ekonomide çok kutuplu ticaret yapısının belirginleştiğini vurgulayan Avdagiç, lojistik hatlardan enerji koridorlarına kadar geniş bir alanda Türkiye'nin avantaj yakaladığını söyledi:

“Türkiye, yeniden şekillenen tedarik zincirleri ve ticaret yollarında aktif bir güç haline geliyor. 2026’ya hazırlanırken bu tablo ülkemiz açısından stratejik fırsatlar yaratıyor.”

2026 enflasyon hedefi üçlü sağlam sütunun başarısıyla gerçekleşecek

İTO Başkanı, 2026 hedeflerine değinirken yüzde 16’lık enflasyon hedefinin üç temel unsurla mümkün olacağını dile getirdi:

TCMB’nin kararlı para politikası adımları

Maliye politikasının etkili katkısı

Özel sektörün rasyonel ve pozitif fiyatlama davranışı

Avdagiç, “Bu üç sacayağı uyum içinde çalıştığı takdirde hedefe ulaşılacaktır” dedi.

Hizmet enflasyonu hâlâ yüksek, ancak yavaşlama dikkat çekiyor

Eylül ve Ekim aylarında yaşanan enflasyon yavaşlamasının temel nedeninin kuraklık ve tarımsal don nedeniyle yükselen gıda maliyetleri olduğunu belirten Avdagiç, hizmet fiyatlarındaki artışın ise mal gruplarının altında kalarak olumlu bir sinyal verdiğini ifade etti.

Vergi ve harç artışının hedef enflasyona göre makul tutulması önemli bir adımdır

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, 2026 yılında vergi ve harç artışlarının yeniden değerleme oranı yerine hedef enflasyona yakın seviyede düzenleneceği mesajını değerli bulduklarını dile getiren Avdagiç, bu adımın özel sektöre de örnek oluşturacağını vurguladı.

Zayıf dış talebe rağmen ihracatta artış sürüyor

Avdagiç, ihracattaki toparlanmanın üç temel sebebi olduğunu belirtti:

Türk şirketlerinin dayanıklı ve esnek yapısı

Yeni pazar koşullarına hızlı uyum sağlayabilmesi

Özel sektörün güçlü motivasyonu ve hükümet destekleri

Cari açıkta son dönemdeki artışa rağmen, GSYH’ye oran açısından kırılganlığın belirgin şekilde azaldığını belirtti.

Şirketler için “5 Proaktif Strateji” Uyarısı

Avdagiç, yeni küresel ekonomik düzenin firmalardan daha öngörülü adımlar atmasını zorunlu kıldığını belirterek 5 başlık sıraladı:

Risk okuryazarlığı ve izleme sistemleri

Çeşitlendirme ve yerelleştirme stratejisi (nearshoring – friendshoring)

Dijital ve operasyonel dayanıklılık altyapısı oluşturma

Hızlı tepki, senaryo planlama ve adaptasyon kabiliyeti

Güçlü liderlik ve sürdürülebilir yatırım yaklaşımı

Bu dönem KOBİ’ler için aynı zamanda bir sıçrama imkânı Dengelenme sürecinde KOBİ’lere de mesaj veren Avdagiç, işletmelerin:

Nakit yönetimini disipline etmesi,

Maliyet kontrolünü sistematik hale getirmesi,

Dayanıklılığı artıracak finansal tedbirler alması,

Dijital dönüşüme yatırım yapması

gerektiğini vurguladı.

“Bu süreç doğru yönetilirse Türkiye yeni başarı hikâyelerine imza atabilir” diye konuştu.

yilmazparlar@yahoo.com

9 Kasım 2025 Pazar

16. Boğaziçi Zirvesi Paneller-Yılmaz Parlar

  

Avrupa’nın Türkiye’ye, Afrika’nın da Türkiye’nin vizyonuna ihtiyacı var

“Dünyayı Sarsacak Güç, Türkiye” – 16. Boğaziçi Zirvesi’nde Yeni Küresel Denge Masaya Yatırıldı

Uluslararası İşbirliği Platformu’nun (UİP) düzenlediği 16. Boğaziçi Zirvesi, küresel dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde, Türkiye’nin hem Avrupa hem Afrika ekseninde artan stratejik rolünü gözler önüne serdi.

Zirvede düzenlenen “Yeni Dünyada Türkiye’nin Yeri ve Avrupa Birliği” başlıklı panelde konuşan DEİK Türk-Alman İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Avrupa’nın yaşadığı ekonomik, güvenlik ve enerji krizlerine dikkat çekerek, “Avrupa’nın kendini yeniden hatırlaması için onu sarsacak güce ihtiyacı var. O güç Türkiye’dir. Türkiyesiz bir Avrupa olamaz.” dedi.

Yalçındağ, “AB artık Türkiye’yi bizden daha çok istiyor ama bunu nasıl söyleyeceğini bilmiyor”

Yalçındağ, Avrupa Birliği’nin bugün geçmişe göre çok daha kırılgan bir dönemde olduğunu belirterek şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

“Avrupa, 18,5 trilyon dolarlık bir ekonomi ama bu gücün karşılığını veremiyor. Güvenlikte ABD’ye, enerjide Rusya’ya bağımlı hale geldi. Türkiye olmadan Avrupa işleyemez. 30-40 yıllık tabularını yıkmadıkça, geleceğini kuramaz.”

Yalçındağ’a göre artık tablo tersine döndü:

“20 yıl önce Avrupa Birliği üyeliğini biz isterdik, şimdi Avrupa Türkiye’yi istiyor ama bunu nasıl ifade edeceğini bilmiyor. Bizim için AB bir hedef değil, bir araç olmalı. Avrupa’nın geleceği Türkiye’siz kurulamaz.”Afrika–Avrasya hattı, Geleceğin büyüme ekseni

Bağış: “Avrupa’nın en büyük umudu savunmada da barışta da Türkiye”

Panelin yorum bölümünde söz alan T.C. AB eski Bakanı ve Başmüzakereci Dr. Egemen Bağış, Avrupa’nın Türkiye’ye olan stratejik bağımlılığını şu sözlerle özetledi:

“Enerjide, güvenlikte, tedarik zincirinde Avrupa’nın Türkiye’siz yaşaması mümkün değil. Avrupa, Türkiye’yi hem koruyucu, hem tedarikçi, hem de barış inşacısı olarak görmek istiyor. Ama masada yer vermemek istiyor. Bu çelişki sürdürülemez.”

Bağış, Avrupa’nın kendi içindeki karar alma mekanizmalarının hantallığına dikkat çekerek, “Bugün Avrupa’da gelecek nesli değil, gelecek seçimi düşünen liderler var. Bu yüzden de vizyon üretemiyorlar. Türkiye, Avrupa’nın unuttuğu stratejik refleksleri hatırlatıyor.” dedi.

“Avrupa Birliği bir barış projesidir. Bugün dünyada en güçlü barış kurucu ülke Türkiye’dir. Dolayısıyla AB’nin içinde yer alması sadece Türkiye için değil, Avrupa için de hayati bir gerekliliktir.”

Zirvenin dikkat çeken bir diğer oturumu olan “Afrika ile Avrasya: Ortak Geleceğin Stratejik Köprüsü” panelinde, Afrika’nın genç nüfusu ve ekonomik potansiyeliyle Türkiye’nin kıtadaki stratejik ortaklığı ele alındı.
Güney Afrika eski Bakanı Ebrahim Patel, “Afrika’nın 1,5 milyar genç nüfusu, dünyanın geleceğini şekillendirecek. Bu potansiyelin güvenilir ortağı Türkiye olabilir.” dedi. Konuşmacılar, Türkiye ve Afrika’nın birlikte büyümesinin küresel ekonomide yeni bir denge yaratacağı görüşünde birleşti.

Fatma Şahin, “Planlı şehir hayatta kalır”

Zirvenin keynote konuşmacısı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yerel yönetim tecrübesiyle “dayanıklı, yeşil ve planlı şehirler” vizyonunu paylaştı.

Gaziantep’in Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası tarafından “Yeşil Şehir” ilan edildiğini hatırlatan Şahin, “Artık şehirler geleceğin devletleri gibi yönetilmeli. Savaşlar su ve enerji üzerinden başlayacak. Biz bu alanlarda erken önlem alan bir şehiriz.” dedi.

Deprem sonrası dayanıklılık çalışmalarına da değinen Şahin, “Altı Şubat gecesi en hazırlıklı şehir bizdik. Planlama disiplini sayesinde Nurdağı ve İslahiye en hızlı ayağa kalkan ilçeler oldu.” ifadelerini kullandı.

Yapay zekâ ve doğal zekâ dengesi, Dr. Ender Saraç’tan dikkat çeken uyarı

Geleceğin Sağlık Sistemi: Veri, Algoritmalar ve İnsan” panelinde konuşan Dr. Ender Saraç, yapay zekânın doktorların sezgisel gücünü zayıflattığını belirterek, “Yapay zekâyı reddetmek aptallık olur ama onu doğal zekâmızla birleştirmeliyiz. Gerçek şifa, duyguyla başlar.” dedi.

Saraç, “doğal zekâ” kavramıyla insanın biyolojik ve duygusal sezgilerini teknolojiyle harmanlayan yeni bir sağlık vizyonu sundu.

 “Veri, Karar ve Güç: Yapay Zekâ ile İşin Geleceği” Panelinde Vizyoner Bir Moderasyon

Zirvenin en çok ilgi gören oturumlarından biri olan “Veri, Karar ve Güç: Yapay Zekâ ile İşin Geleceği” panelinin moderatörlüğünü UİP Yönetim Kurulu Üyesi Sevda Özsönmez üstlendi.
Özsönmez, stratejik derinlik taşıyan soruları ve dengeleyici üslubuyla paneli yalnızca bir tartışma değil, geleceğin iş kültürüne dair kolektif bir vizyon oturumu haline getirdi.

Panelde, İş Bankası Yapay Zekâ Fabrikası CEO’su Can BakırBCG Platinion Yönetici Ortağı Mehmet GökmenBahadır Kaleağası ve Prof. Dr. Metin Türkay, yapay zekânın iş dünyasında karar alma, etik ve verimlilik süreçlerine etkisini tartıştı.

Özsönmez’in moderasyonu, oturumu zirvenin en üretken ve ilham verici tartışma platformlarından biri yaptı.

Yeni dünya düzeni, Avrupa’nın denge gücü, Afrika’nın stratejik köprüsü

Zirve genelinde öne çıkan ortak görüş şu şekilde özetlendi:

“Türkiye’siz bir Avrupa eksik, Afrikasız bir Türkiye ise eksik kalır. Geleceğin dünyasında bu iki kıta arasındaki stratejik köprü, Boğaziçi’nden geçecek.”

yilmazparlar@yahoo.com